borat
uzun zamandir pek cok insanin diline dolanan, muhabbetlerinin konusu haline gelen ve haliyle youtube araciligiyla internette yeni bir ‘i love you mahir’ cilginligi yaratan borat’i izledik. meshur ‘ali g’nin yaraticisi sasha baron cohen’in canlandirdifi kazak bir gazetecinin amerika’ya gidisi ve orada yaptiklari ya da yapamadiklarinin kara-mizahi bi anlatimi diyebilirim borat filminin konusu olarak.
film hakkinda kararimi kisa bir sekilde ifade etmem gerekirse eger, sunu soyleyebilirim: begenmedim, bekledigim gibi cikmadi ve cogunlukla sikildim. espriler genellikle duzeysiz [jackass tadinda], senaryoda oturmusluk yok [hikaye tam olarak neyi anlatmaya niyetli, emin olamadim] diyebilirim. zaman zaman enteresan olabilecek sahneler var. ornegin bir kisim amerikalinin ne kadar garip oldugunu yuzumuze vurmasi; rodeo yarislarindaki millyetci-redneck’ler, kendinden gecmis bir vaziyette ayin/zikir yapanlar vs. ki bu da gunumuzde ne kadar bilmedigimiz bir konudur, orasi da tartismaya acik.
netice olarak, insanlarin giderek artan bi sekilde bu karakterden olumlu yonde bahsetmeleri yuzunden filmi izlemeden onceki beklentim duzeyli ve zekice esprilerle kotarilmis bir kara-mizah yapitiyla karsilasmakti. elimde kalan ise tv’de yayinlansa ve canim o an icin pek bir sey yapmak istemiyor olsa goz atabilecegim duzeyde bir filmin varligi.
Technorati etiket: borat, sinema, movies, film
1 Yorum